Başlangıç Olarak

  • Aralık 26, 2020
  • by

Her başlangıcın bir girizgahı olur diyerek az çok kendimi tanıtıp gayemi izaha çalışarak, herkese selam demiş olayım.

İsmim aslen Kübra Ekşioğlu, fakat sevdiğim bir son eklenti ile de artık Kübra Ekşioğlu Bayram. 15 Kasım 1995, İstanbul doğumlu olmakla birlikte köken toprağım Rize. Bugün buraya, buyrun bu da benim hayat hikayem, diyecek kadar uzun bir süredir Dünya’da olmadığımdan ya da olan hikayemi de uzunca bu yazıya aktarmayı istemediğimden, bir yaşam öyküsü başlığı atmayacağım ki hatta; Çocukluğum ile ilk gençlik yıllarıma değinmeyi dahi ilerideki yazılarıma bırakmak istiyorum, asıl anlatmak istediklerime odak noktasının bozulmaması amacıyla. Uzun lafın kısası sözlerime son yıllarımdan başlayarak ilerleyeyim. Lisans eğitimime ilk olarak Beykent Üniversitesi Ekonomi Bölümünde başladım. İlk başlarda, mezun olduktan sonra bölümümle ilgili zihnimde bir çalışma hayatı tasarlamış olsam da zaman ilerledikçe kendime, istek ve tercihlerime uymayacağını düşünerek, kurumsal bir alanda çalışmak ya da eğitimime aynı alanda eklemeler yaparak bir büro açmak gibi bir iş planı oluşturmadım. İktisata daha çok, babamın mesleğinden kaynaklı bir aşinalığım vardı ve lise son sınıfta tercihlerimi oluşturduğum sırada bu durum benim için bir etki olarak, böylece şekillendirmişti o dönemimi. Bu kısımda, kendime sıradan bir iş hayatı planlamasam da ekonomi okumanın bana kattığı her bilgi ve perspektifi kullanarak şimdilerde; İnsanlık olarak önemini git gide daha da anlayacağımız ve özellikle de şu dönemde yaşadığımız pandemi nedeniyle ihtiyacımızın fazlalaştığı sağlıklı tarım ve ürünleri sektöründe mikrodan makroya fayda sağlayarak olabildiğince ilerlemek ilkesi ile eşimle birlikte temelini henüz yeni attığımız bir girişim üzerinde çalışıyorum.

Bu arada eşim demişken, yol arkadaşımla ikimiz de kendi yollarımızın başında olduğumuz bir düzeni yaşarken üniversitelerimizin ilk zamanlarında tanışıp, o zamanlardan bir ettiğimiz iki yolu, 28 Ekim 2018 tarihinde aynı çatı altına alarak, evlendiğimiz bilgisine de hayatımda aldığım en güzel kararlardan biri olarak burada yer vermiş olayım.

Eğitim hayatımda ise kaldığım yerden devam edersem, ilk üniversite deneyimimden sonra öncesinden beri fikrimde olan okumaya devam etmeyi fiile dökerek Üsküdar Üniversitesi Psikoloji Bölümüne başladım. Bu seferki tercihimde, insan ve toplum bilimlerine olan ilgimi baz alarak kendime oluşturacağım yeni alanı bu temel üzere kurmayı istedim ve hayatımın genel akışını da bu alanda ilerletme isteğim oldukça yoğun. Psikoloji ile başladığım bu yola ileride bir başka bölümü de katmayı düşünerek akademik olarak ömrüm yettiğince ilerlemek gibi bir amacım var örneğin ve bu durum ileride bir klinik bünyesinde insanlara fayda sağlama gibi bir potansiyele de dönüşebilir. Hayallerin ve tasarıların bu bağlamda nicel anlam içeren kısımlarında kesinlik bildiren hükümler ile belirtilmesini sağlıklı bulmadığım için bu ayrımı netleştirmeyi tercih etmeyeceğim; Çünkü hayallerin bu gibi formlardan çok daha büyük olduğu kanısındayım. Somut kısımların bir araç olarak kullanılarak soyut olan amaca ulaşılması gerektiği düşüncesi ile de kendi yolumun mihenk taşı olarak her zaman: İnandıklarımı ve bu inandıklarım üzere yaşamaya devam etmemi sayacağım.

Çünkü diyeyim ve geçeyim anlamak ile anlatmak isteğimi sunacağım esas satırlara,

Öyle ki kendimi bildim bileli içimde bir soru var: Şu düzende herkesin ve her şeyin bir amaç üzere dünyasını döndürmesi gerektiği doğrusuna tutkuluysam eğer, beni ben yapacak olan gayem ne? Üzerine çok düştüğüm, fazlasıyla düşündüğüm, sıkıntılı anlarımda kendime hatırlattığım ve her tekrar edişimde başka başka açılardan cevaplamaya gayret ettiğim bir soru bu. Cevabını ise benim şekillendirdiğim ölçüt içerisinde, bir ömür geçse dahi tam olarak bulunamayacak bir derinlik ve çeşitlikte gördüğüm, fakat bununla birlikte aynı zamanda da neticenin ihtimali ile ilgilenmeden, hayatta değerlerim uzantısında tat aldığım ne varsa onlarda bana ait parçaları bulmakla inşa edebileceğimi anladığım bir düzlem üzerinde  değerlendiriyor ve benim her zaman arıyor olmam ile buldum ve oldum dememem arasında tutuyorum.

Bu rota ile giderken de fikirlerimi, hislerimi, yaşadıklarımdan ve şahit olduklarımdan yaptığım çıkarımlarımı, keşfedip öğrendiklerimi; Kendimden, dünyaya bir ses duyurmak ve bırakmak amacıyla yazmak istiyorum. Bana verdiği ve benim yansıtmak istediğim enerji ile benlik çerçevemde yapmayı en sevdiğim işlerden biri olan yazmayı, burayı kullanarak bir blog dahilinde sistemlice yürüterek, bireysel bir iyi oluştan toplumsal iyi oluşa ne kadar ulaşabilirsem o denli ve müddetçe sürdürmeyi arzuluyorum.

Seneler geçip de dönüp geriye baktığım, hayat muhasebemi yaptığım bir zamanın içerisinde bulunduğumda, o zamanlara kadar çoğalttığım hayallerim ve gerçekleştirdiklerim ile olduğum ben olarak açıp okursam bu yazımı eğer, umuyorum ki bulduğum; Geçmişimden geleceğime, kalemimi bir ilkler teksirine tutturmuş olduğum olur.

Öyleyse son olarak, bir deryaya ilerlediğimi varsayarak: İlk sesi veriyorum, vira bismillah çekerek ağlarıma!

Aralık, 2020 – Kartal / İstanbul

You may also Like

Filistin Vesilesi İle

Filistin Vesilesi İle

Mayıs 26, 2021
C’esaret

C’esaret

Şubat 24, 2021

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Son Yazılar


Filistin Vesilesi İle


C’esaret


Kategoriler

×