Filistin Vesilesi İle

  • Mayıs 26, 2021
  • by

İnsan olabilmenin, insan kalabilmenin, insanca yaşayabilmenin en temel direği doğru olandan yana olmaktır; İstisnalara yer vermeden, adaleti yalnızca bir zümreye ait bellemeden.

Oysa bugün yaşanan süreçte görüyoruz ki doğru, belirli şartlar altında doğru olarak haykırılıyor ve adaletin bir tasması var.

Bu bir sonuç.

Batıla inananların çabalarının ve hak olana inananların uyuşmuşluğunun ortaklığından doğan bir sonuç.

Burada,

İnsan olarak yaratılmışken, insan olarak yaşamamayı tercih edenlere herhangi bir kelam vermek manasız.

Her kim bu tercih üzeri kurmuşsa düzenini, o haysiyetsizliğin kendine döneceği günü beklesin.

Fakat,

Gerçek doğruya inananlara kendimce bir ses etmek istiyorum;

Dünya, ahlaki bir felsefesi bulunmayan bencil fikirlerle yönetiliyor, yönetilmek isteniyor. Bu isteği ise algılarını sürü psikolojisine kurban vermiş insanlar besliyor. Düşünmeden, sorgulamadan, akıldan ve mantıktan uzak zihinler döndürüyor küfrün çarkını bir elden.

Nereden olursa olsun.

Ve hal böyle iken bu durumun karşısında durabilecek fikir, inanç ve yaşam olan İslam geliyor aklıma. Çağlar öncesinden gerçekleşmiş bir devrim olarak duruyor karşımda.

Bir de İslam’a inandıklarını söyleyenler beliriyor bu zaman için aklımda, ruhsuz bir karmaşada.

Bugün, İsrail’in Filistin’e yaptığı zulme tepki gösteriyoruz. Evet göstermeliyiz. Bugün, Dünya’nın, söz konusu Müslümanlar olduğunda ne denli umursamaz olduğuna tepki gösteriyoruz. Evet göstermeliyiz. Bugün, sahip olduklarımızı bir yardım olması umuduyla paylaşıyoruz. Evet paylaşmalıyız. Bugün, dualar ediyoruz. Evet etmeliyiz.

Kısa vade içerisinde sesimizi yükseltmeli ve tüm sessizlikleri bozacak bir haykırış yaratmalıyız.

Ve fakat,

Eğer ki bu işi burada ve yalnızca bu hal içinde bırakırsak, yapılanların sadece anlık bir tabiri caizse gaza geliş ile ve bir nevi de vicdan rahatlatma duygusu ile yapıldığı gerçeği altında eziliriz.

Bu zamana kadar süregelen bilinçsiz hallerin ve neticesindeki savrulmaların bedeli nasıl ki şimdi ödeniyorsa bu vakitten sonra yapılacak her türlü uyuşmuşluk da gelecekte aynı türden ve misliyle bedeller yaratır.

Bu sebeple artık bir değişim hareketinin içinde olmamız gerektiğinin farkında olmalıyız.

Ve, artık

Yanlışa ve yanlıştan olana, sloganlaşmış kınama söylemlerinden çok gerçek bir doğru çabasının, içi boşaltılmış ezberci eğitimden çok düşündürücü ve kaliteli bir eğitimin, duyduğuna körü körüne inanandan çok onu sorgulayacak bir zihnin, sistemin dayatma korkularına uyum gösterenden çok gerçek bir yaşam anlayışına cesaretle koyulan kişiliğin, salt geleneksel ya da salt modernizm eğilimli bir görüşten çok akıl ve ahlak temelli bir fikrin ilaç olacağını anlamalıyız.

Yoksa diyeyim ki yoksa

Bugün bir nebze dahi olsa doğrudan pay alabilme idrakı ve isteği var ise bir silkelenme ile bu düzey çoğalmazsa eğer yarına kalacak ve yarında yaşayacak bir insanlık olmayacak.

Bu bir süreç, uzun vadede inşa edilmiş ve ilerleyen bir süreç.

Bu nedenle bu süreç oluşturulup ilerletilirken uyutulan insanlığın şimdi daha da uyanık olması lazım ki gücü eline alabilsin.

Ki,

Belirli anlar içerisinde tepki trendine kapılıp hayatın geniş çerçevesinde tersi tutumda ilerliyorsa kişi o güce hiçbir zaman katılamayacağını bilmelidir. Çünkü bu ahval içinde o yalnızca mış gibi yaşamlardan biridir.

Öyleyse velhasıl diyelim ve şimdilik burada bir son kelam edelim, Gayelerimizin, gerçek bir hayat sürerek bu Dünya’dan geçmek üzerine olması duası ile.

You may also Like

C’esaret

C’esaret

Şubat 24, 2021

Leave a reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Kategoriler

×